SAMANYOLU GALAKSİSİ UZAYI ALFA, SHAPLEY 3 GALAKSİSİNİN UZAYI BETA 1 , ANDROMEDA GALAKSİSİNİN UZAYI İSE BETA 2 KARAKTERLİDİR. GALAKTİK UZAY ÖTESİ BOYUTLAR OMEGA KARAKTERLİDİR. BU BOYUTLARA ATLANTA YAŞAM BOYUTLARI DA DENİR .
Bu bilgilere göre insan faktörünün bezahı,melekütü ,ceberrütü ve lahudu vasıta olarak kullandığı kendi beyninde bulunmaktadır.Böyle olunca da alfadan betaya, betadan omegaya yapılan geçişler insan beyninin varlığında gerçekleşmektedir.
İnsan faktörü vasıta olarak kullandığı beyniyle sadece berzahını değil isterse kendi varlığını yücelten faaliyetleri sürdürerek melekütünü, ceberrütünü ve lahudunu dünyada yaşayabilmektedir.
Melekütünü veya ceberütünü yaşayan insan faktörü Tanrısal evladlığını,lahudunu yaşayan insan faktörü Tanrısallığını devreye sokarak kendi öz keyfiyet, haslet ve değerlerini kendi olgunluğuna uygun olarak deneyimleyebilmekte ve yaratabilmektedir.
Samanyolu galaksisi uzayında yer alan bir uzay objesi konumundaki dünyamız sahip olduğu deneyimsel,evrimsel ve görevsel mahiyetlerde faaliyet gösterilebilen boyutsal keyfiyetlere sahiptir. DÜNYAMIZIN ,ALFA TİTREŞİMSEL NOVA KARAKTERİYLE UYUMLU OLAN BOYUTSAL KEYFİYET ARENA BOYUTU'DUR .
SAHİP OLDUĞU BU BOYUTSAL KEYFİYETİYLE DÜNYAMIZ ÇİFT KUTBİYET YASASINA GÖRE HER İKİ KUTBİYETİN MÜESSİRİYETİNE AÇIK OLAN BİR NOVADIR.
DİĞER BİR İFADE TARZIYLA VARLIĞINDA YAŞADIĞIMIZ BU NOVANIN ARENA BOYUTSAL KEYFİYETİ , ANCAK ALFA TİTREŞİMLİ HALİYLE VARLIKTA TUTABİLMEKTEDİR.
Bu novanın sakinleri, arena boyutunun mücadele formasyonlarına ayak uydurarak birbirine etki tepki prensipleri doğrultusunda etki ediyor ve tepki görüyor.
Bu novanın alfa titreşimi iptal edilince otomatik olarak çift kutbiyete açık olan arena boyutsal keyfiyeti de ortadan kalkar ve etki tepki prensipleri doğrultusunda hiç bir hareket gösterilemez.
Dünyamız alfa titreşimili nova karakterini değiştirerek beta karakterli bir nova haline gelmek için gerekli olan doğum hareketlerini gösteriyor.doğum hareketlerinin neticesinde meydana gelecek olan “betanova” nın varlığında dünyanın değişim-dönüşüm programının icaplarına uygun olan bir değişim-dönüşümü geçirerek dünyanın doğumdan sonra meydana gelen betanova karakterine uyumlu olan insan-hayvan-bitki ve mineral grupları yaşayabileceklerdir.
Pekala şöyle bir soru sorulabilir. Dünya değişim ve dönüşüm programının icaplarına uygun olan kavramsal bir değişim ve dönüşümü gerçekleştiremiyenler ne olacak.
Dünyadaki insansal potansiyel genel bağlamda bu geçişi topluca 22-ARALIK-2012 ‘tarihinde yapacak. Bu topluca geçiş aşamasında geçişi sağlayabilecek olanlarla geçişi sağlamayacak olanların ayrılışı buna göre olacak. Bir takım yüzler ağaracak, bir takım yüzler kararacak. İlahi adalet yerini bulacak. Nefretin yerine sevgi, savaşın yerine barış, düşmanlığın yerine dostluk gelmeli değil mi dostlarım? BEYİNLERİNDEKİ ALFA TİTREŞİM YOĞUNLUĞUNU; İSTENMEYEN, MAKBUL OLMAYAN OLGULARI YAŞAYARAK YÜKSELTENLERİN BETA GEÇİŞİ MÜMKÜN DEĞİLDİR. Sonsuz hürriyet ve sevginin sağladığı imkanlar dahilinde yaşanılacak olan, kozmik frekansı, dünyanın şimdiki haline göre çok yüksek olan ortama hazırlık yapan insan prototiplerinin durumu yürekler acısı hazin bir tablo ile sergileniyor.
Dünyanın bugünkü ortama sahip olması, hep düşük frekanslı yaşam olgularının (nefret, kin, kibir, kıskançlık gibi) yoğunca yaşanması ve böylece daha önceden insan denilen birimin üst evrim skalasına taşınması söz konusu iken engellenmesidir. Üst evrim skalasında barem barem ilerileyecek olan insanlık bunun neticesinde global evrenselliği yaşayacak ve artık sen, ben, o ayırımcılığı nihayet bulacak. Beta titreşim aktivitesi etkisinde kalacak olan insan beyni, kendi varlığındaki beta kayıt düzenindeki kayıtlara göre fonksiyonlarını alfa titreşim aktivitesine uyumlu olan fonksiyonlardan daha üst mahiyet ve kıstaslarda devreye sokacak. Global evrensel planda yaşanması gereken ve şimdiki insanlar tarafından mucize olarak değerlendirilen beta titreşimli haslet ve melekelere dayalı olan yüce olgular yaşanacak. Bu planda insanlar telekinetik, telepatik güçlerini kullanabilecekler, gizlilikler ortadan kalkacak.
Besinsel değerlerin içeriğinde oluşabilecek olan toksik ajanların, doğalsallık işlemlerine paralel metotlarla bertaraf edilmesi (ekme, yetiştirme, biçme, depolama..) gerçekleşecek. Besinsel değerlerdeki tat, koku, görünüşün doğasallığı, ortamdaki Kozmik Şuurlu insansal güç birimlerinin insicamla (düzgünce) neşrettiği ve her evrensel varlığı ihata ettirdiği evrensel sevgi vibrasyonu ile sağlanacak. Besinsel değer kaynaklarından sağlanan verim, dünyanın siklus öncesi olan veriminden misli misli arttırılacak. Bölgelerle ilgili nüfus dağılımı, her bölgenin verim standartlarına uygun olarak tanzim edilecek. Besinsel değer kaynakları, tüketimle ilgili alışverişler çerçevesinde belirli bir standardizasyona uygun olarak tanzim edilecek. Hücre rejenerasyonunu aktifleştiren besinsel değerler, belirli standardizasyona uygun olarak yetiştirilecek. Seleksiyone edilecek her besinsel değer kaynağının bünyelere uygun maksimum bir ölçüde islah edilmesi ve idame ettirilmesi sağlanacak..
Birlik, beraberlik, sevgi bağlarının nizamsal şuuru ile hareket eden kozmik şuurlu güç birimleri arasında hiçbir yaşam ihtilafı olmayacak. Yaşam standardizasyonu sevgi-kardeşlik bağlarıyla güçlenerek her şeyi paylaşma olgusu çatısıyla belirlenecek.
Auraların farkındalığının spontan bir tarzda somut bir değer arz etmesi; Aurasal renk skalalarının somut bir tarzda izlenmesine dayanan faaliyetlerle evrensel sevgi-dostluk-kardeşlik vibrasyonları güçlendirilecek. Doğalsallığa dayanan enerjilerin üretilecek gizemlilik perdesi, evrensel kardeşlik icabatlarına uygun olarak kaldırılacak. Evrensel bulgular Global evrensellik planına uygun olarak paylaşılacak. Teknolojik ve spiritüel kozmik imkanlar, evrensel kardeşlik icabatlarına uygun olarak gerektiği gibi kullanılacak.
İnsanın boyutsal değişimi işte bu faziletli yaşam olgularının dünyanın her koordinatında global evrensellik plana uygun olarak yaşanmasıyla gerçekleşecek.
BÜTÜN BU İFADELERDEN ANLAŞILMASI GEREKEN NEDİR.
DEĞİŞMEK ZORUNDAYIZ ZİRA ARTIK AÇIK OLARAK İZLENMEKTEDİR Kİ DÜNYA DEĞİŞİYOR.
Dünya, kendi cezb olduğu güneşinin etrafında spinsel devinimini sürdürerek değişen kozmik bir uzay objesidir. Her devinimde afaktaki sahip olduğu Alfa karakterli düşük frekanslı kozmik değerlerini geride bırakıp enfüsteki Beta karakterli yüksek frekanslı kozmik değerlerini kazanan Dünya, varlığında yaşayan tüm evrim prototipleriyle İlahi Hiyerarşideki kendi kriterlerleriyle dolu olan Aktif Varoluş Şablonları dahilinde kendi varlığını yaratmak için aşama aşama olmasınının hakkını vermekte ve bunun akabinden kendini yaratarak değişmektedir.
Dünya değişmekte ve kendi varlığındaki evrim prototiplerini de bu değişim döngüsü içerisinde tutmaktadır.İnsanlık, bu değişime kendi sahip olduğu özgür iradesiyle ister ayak uydursun ister uydurmasın Dünya yine de değişecek. Değişecek zira bu değişim, varlığın Özündeki Amaca uygun olarak cereyan etmektedir.Bu değişimle alakalı bir uygulama programı mevcuttur.Bu programın buudları arasında ATLANTİA KIVILCIM MEDENİYETİ' nin kuruluşundan 2012 yılına kadar olan 78 bin senelik bir süreçle devrede tutulan KARMİK YAŞAM DEVRESİ bulunmaktadır.Bu devre 3x26.000 senelik dönemlerle ifade edilmektedir. Her bir dönem bir siklüstür. ilk 26.000 senelik dönem doğal evrimsellik ilkelerinin genel bağlamda madde kainatında yerleştirilme dönemidir. İkinci 26.000 senelik dönem, doğal evrimsellik ilkelerine uygun olan evrimsel prototiplerin alabildiğine çokluk ifadesine uygun olarak yaygınlaştırıldığı dönemdir. Üçüncü 26.000 senelik dönem, doğal evrimsellik ilkelerinin özel bağlamda madde kainatında yerleştirilme ve neticesinin alınma dönemidir.
Dünyadaki evrim prototipleri içinde yer alan insani evrim prototipi, bu siklüs dönemlerinde mütemadiyen değişerek insani farkındalık düzeyine Tanrısallık kazandırmıştır.Bu dönemlerin İlahi kontrolör mekanizmaları, kusursuz tarzlarda vurguladıkları fonksiyonlarla Tanrısallık Payesi kazanan insanları desteklemişler ve onların kaynaklandıkları Omega karakterli Süper Güç Boyutlarındaki kendi Asil Kaynaklarıyla kurulması gereken iletişimleri kurmalarını sağlamışlardır.Bu iletişimi sağlanan her insan kendi enfüsünde bulunan Asil Kaynağından gelen darbeleri mutlaka hisseder.Ancak bu darbelerin yerli yerince değerlendirilmesiyle İnsan, kendi Asil Kaynağıyla olan Bütünleşimi gerçekleştirir.
DÜNYADA BÖYLE BİR VARLIK AKİBETİNE KAVUŞAN BİR İNSAN TANRISAL SİKLÜS DÖNEMİNİ BAŞARIYLA TAMAMLAMIŞ DEMEKTİR.ANCAK BUNDAN SONRA BÖYLE BİR İNSAN, TANRISAL DEĞERLERİNİ , HASLET VE KEYFİYETLERİ ORANINCA KENDİNDEN KENDİNE DEVİNİME VE AKIŞA GEÇİREBİLMEKTEDİR.BU DEVİNİM VE AKIŞA DAYALI OLARAK SERGİLENEN HER TANRISAL DEĞER DEĞİŞMEKTE OLAN DÜNYANIN REALİTESİNİ KENDİ İHTİYAÇLARINA BİNAEN TAMPONİZE ETMEKTE BÖYLECE ALFADAN BETAYA, BETADAN OMEGAYA DOĞRU YOL KATETMESİNİ SAĞLAMAKTADIR.
Sonsuz-sınırsız Uzayda olmasının hakkını veren her bir obje, mutlaka varlığını yaratıma sokarak kendine özel olan bir şablon dahilinde kendini yaratır.
Evet dostlarım değişmek zorundayız zira Dünya değişiyor pekala neden değişiyor? zira bizler gibi dünya da kendi Üst yaratı şablonları dahilinde yaratılması gereken bir evrim prototipidir.Değişiyor ve böylece bu kozmik uzay objesi, Tanrısallık payesi kazanan İnsanlara Tanrısal siklüs dönemlerini tamamlarken çok önemli bir ortam olmaya devam ediyor.
NETİCEDE DÜNYA DEĞİŞE DEĞİŞE VARLIĞINDA OMEGA KARAKTERLİ İNSANIN EBEDİ YAŞAM SÜRDÜRDÜĞÜ OMEGA KAREKTERLİ BİR NOVA OLACAK. .